Okşar bulutlar dağların zirvesini daima,
Çok ama çok uzak Palamut
Ormanı’nda.
Orman kalabalık
kimler var kimler:
Tatlı ekşi dutları “şapur
şupur” yiyen kirpiler,
Yumuş yumuş
kuyruklu kızıl tilkiler,
Koca yanaklı
sincaplar,
“Puhuhu uhuhu” ses
çıkaran baykuşlar,
Ve daha bir sürü
hayvan bu ormanda yaşar.
Ama biri var ki o diğerlerinden çok
farklıdır.
Palamut Ormanı’nda kalan son ayı birazcık nazlıdır.
Kimse yok ailesinden hayatta,
Orman halkı getirdi onu bu yaşa.
Avcılar, annesi ve kardeşlerini vurduğunda,
Ayı neslinin devamı yüklendi küçük omuzlarına.
En iyisi baştan
anlatayım durun!
Ormanda her sabah
şöyle başlar: "AYIYI KORUYUN!"
Hiç vakit kaybetmez Aşçı Porsuk hazırlar krallara layık harikulade sofrayı.
Her sabah “şapur şupur” mideye indirir son ayı,
Senin rüyanda bile göremeyeceğin o enfes kahvaltıyı.
Yumuşacık tüylerin taranma zamanı geldi.
Badem yağına batırdı üç numaralı tarağı Berber Kirpi.
En güzel kokuları sıktı sonra “fıs fıs fıs” mis gibi.
Kunduz, Kurt, Tilki: karşınızda ormanın güvenlik ekibi.
Yakından geçen tesbih böceklerine bile soruyorlar kimlik bilgisi.
Güvenlik ekibi tuzaklar kurdu ormanın girişindeki ağaca iyice,
Avcılar ormana yaklaşamıyor bile,
Ormanın son ayısı, Bay Baykuş’tan ders alıyor ayılar nasıl hayatta kalır diye.
Ama bazen işlerin birazcık, çok ama çok azıcık ters gittiği olabiliyor.
Güvenlik ekibi çekişmeli bir satranç maçına dalıyor.
Avcılar ellerini kollarını sallayarak ormana giriyor.
İşte böyle zamanlarda tüm orman harekete geçiyor.
"Ayıyı koruyun!" sesleri ormanda yankılanıyor.
Son ayı çok kıymetli bu orman için,
O olmazsa bozulur
tüm denge bilin.
Ayı temizlikten
sorumlu, yiyip ortadan kaldıracak çürük meyveleri ve leşleri,
Ayı çoğaltımdan
sorumlu dağıtacak ormanın her yerine tohumları ve meyve çekirdeklerini.
“Ayıyı koruyun!”
diye bağırmakta haklı ormanın sakinleri,
Ayı olmazsa orman
olmaz biliyorlar tabii.
Şimdi sıra Ayı’da artık kendini göstermeli,
Yaptığı ev ödevleri boşa gitmemeli.
Kükrüyor ayı arka ayakları üzerinde durarak heybetli heybetli,
Arkalarına bile bakmadan kaçıyor avcılar, çok korktular besbelli.
Orman halkı Ayı’yı alkışlıyor gururla,
Baykuş öğrencisine bakıyor mutlulukla,
Yaşasın! Ayı, “ayılığı” iyice öğrendi galiba.
Yorgun düşen orman halkı ayakta zar zor duruyor,
Ayı bir an önce uyusun diye dört gözle bekliyor.
Tavşanın o gece için seçtiği hikâye farklı her zamankinden,
Bir yavru ayı çıkıyor dünya seyahatine büyük büyük dedesiyle aniden.
Aramızda kalsın ama bir tavsiyem olacak sana:
Uzak dur Palamut Ormanı’nın girişindeki o kocaman ağaçtan!
Yavaşça arkaya, sazlıkların oraya dolan.
😊Muhteşem.
YanıtlaSil