"Uzmanlıkların despot bir üslupla karşımıza dikildiği ve doğuştan insana verilmiş yetenekleri körelttiği bir çağdayız."
"...hayatın inişli çıkışlı yollarında 'normal' sayılması gereken nice halin 'patolojik görülmesi gibi bir tarafı da var bunun. Geçmiş çağlarda hayasıyla, utanma duygusuyla övgüye layık görülecek kişilerin bugün 'sosyofobik' damgası yemesi işten bile değil."
"Yenisini değil, bunu istiyorum diyen mahzun sesiniz olmasa idi mesela, 'oyuncak Tamirhanesi'nin önemini ve mesajını ben nasıl düşünebilirdim?"
"Gözlem yapmaya 'gözün gıybeti' olarak bakıyorum nicedir."
"Bu kadar ruh dikiziyle, eminim, hiç kimse şu yeryüzünde kendisine bir ruh ikizi bulmayacak."
"...nice nice insanın modern psikanalizi kendilerini bir 'kader kurbanı'na dönüştürebilmek için kullandıklarını; sorumluluğunu üstlenmeleri gereken yanlışları merhametsiz ve anakronik bir determinizmin eşliğinde başkalarının hesabına geçirdiklerini fark ediyorum."
"Bugüne dair her şeyi düne, geçmişe, çocukluğa bağlayan 'ruhsal çözümleme'lerin fazlaca tesiri altındaki ana-babalar tarafından aşırı bir itinayla büyütülmeye çalışılan nevzuhur 'sera mahsulü' çocukların hayatlarının aksine, hayatın acı-tatlı her türlü cilvesiyle yüzyüze geldiğimiz bir çocukluktu yaşadığım."
"Anne-babalarımızın bize nasıl davrandığı, anne-babalarımızın imtihanıdır. Bizim imtihanımız ise, o davranışları nasıl içselleştirdiğimiz, nasıl yorumlayıp şekillendirdiğimiz..."
"Hoşnut olmadığımız bir halde isek, başkalarının değil, kendi irademizin yahut iradesizliğimizin esiriyiz."
"O'nun Kitabında söylediği bu doğrulardan biri, Tevbe suresinde bildirildiği üzere, insanın hayatının her senesinde 'bir veya iki' büyük sınanma yaşadığıdır."
"...böylesi sınanmalar, Kur'an'ın bildirdiği üzere, 'tevbe' ve 'tezekkür' içindir."
"... İnşirah suresinin bildirdiği üzere, her daim bir 'usr'u bir 'yüsr' takip ediyor hayatımızda. Yani, zorluğun ardından kolaylık, darlığın ardından genişlik geliyor."
"...zorluk, iki kolaylık arasındadır ve -ruh karartıcı kurmaca televizyon dizilerinde belki sözkonusu olabilir ama- gerçek hayatta arada bir kolaylık olmadan iki zorluğun üstüste gelişi asla vaki değildir."
"...nurani hat, atıldığı kör kuyularda manevi kördüğümlere dolanan ruhlarımız için bir menfez ve bir şifa sunuyor. R. D. Laing'in deyişiyle 'şaşıya yol gösteren kör' durumundaki modern psikiyatrinin en 'baba' psikanalistlerinin sunamayacağı bir menfez ve bir şifa hem de.."
"...bir 'nesne'yle dahi 'özne' ilişkisi kuran çocukları, 'özne'leri dahi 'nesneleştirme' zorunlu eğitimine tabi tutuyoruz. Böylece, onları insaniyeten çelmeliyor, düşürüyor ve aşağılara çekiyoruz."
"Çocukların oyuncağını tamire çalışırken tamir ettiğimiz, aslında kendi iç dünyamız, kendi insanlığımızdır sözün kısası."
"Kabiliyetten korkma, zaaftan kork!...Kabiliyetli olduğumuz noktada rahat davranır, kuşatıcı olur, bağışlar, kompleks üretmeyiz. Kuşatıcı değil muhalif, rahat değil sıkıntılı, bağışlayıcı değil katı, özgür değil kompleksli olduğumuz alanlar, zaaf hissettiğimiz alanlardır. Zaaf, kompleks üretir. Özümsenmiş bir zenginliğe sahip olan, varlığını başkalarına teşhirle kendini beğendirmeye veya başkalarını ezmeye kalkışmaz; bu iş, uzunca bir dönem yokluk çekip 'sonradan görme' olanların karıdır."
"Rabbimizin bizi içinde yaratmış olduğu şartları doğru değerlendirmek yerine yanlış anlamak, ve bu şartlardan dua ve cehd üretmek yerine şikayet ve itiraz üretmek suretiyle zuhur eden zaafların ürettiği bu kabil komplekslerin dilimizdeki en uygun karşılığı ise 'ukde'dir."
"Düğüm demektir ukde; ve dikkat edersek, zaafla gelen komplekslerin gerçek hali bir 'düğümlenme' halidir; karmakarışık, ne zaman nasıl arıza vereceği belli olmayan ve kolaylıkla çözülmeyen bir haldir. Felak suresinin 'düğümlere üfleyenin şerrinden Allah'a sığınmayı' bize öğreten ilahi irşadını hatırda tuttuğumuzda ise, her ukdede ve her komplekste şeytanı iç dünyamızı ve bir bütün olarak hayatlarımızı yönlendirmeye cesaretlendiren noktalar bulunduğunu ayan beyan kavrarız."
"Belirli sebeplerin muhakkak belirli sonuçları doğuracağını düşünmek, insanı en ağır hali esbabperestlik, daha hafif ifadesi ise deterministlik olan bir iklimde dolaştırır."
"Öfkenin yakıcı ateşi iç dünyaları bu kadar sarmışken ve dışarıdan iç dünyamızdaki bu öfkenin üstüne benzin üstüne benzin dökülürken, mü'min ve'l-kazımine'l-gayz sırrına dahil olup öfkesini 'tutma'nın ötesinde 'yutabiliyor' ve hele ki bunu ve'l-afine ani'n-nas ile dile gelen affedicilikle taçlandırabiliyorsa, bu, kalbindeki imanın bir hassası olan merhamet sayesinde mümkün olabiliyor."
"Şu an hayatta olmasının mevcut şartlar sayesinde olduğunu düşünüyor olduğu içindir ki, şaratlar değiştiğinde hayatının tehlikeye gireceği endişesi içindedir."
"Yani, işin özü 'inmek'te veya 'düşmek'te değil. İşin özü, ne olarak indiğimizde veya düştüğümüzde?"
"İyisi mi ayaklarımızı denk almalı, sağlam zemine basmalı, yatırımını dünya hayatı adlı uçurumun kenarına değil, öteler diyarına yapmalı..."
"...kim ki 'öz'ünü korumak istiyor, İslam'ın 'kabuk'larını itinayla muhafaza etmeli, delmeye kalkmamalı, zedelememelidir. Hem kim ki hayat ağacından ahiret meyvesi devşirmek istiyor, İslam'ın 'füruat'ına dikkatle riayet etmelidir." sayfa 103.
"İnsanın kelimenin tam anlamıyla insan olması Rabbinin esmasına ayna olabilmesiyle mümkün oluyor ise eğer, alemler Rabbinin bu ismi de insanın iç dünyasına ve davranışına yerleşmiş olmalıdır. Allah Rahim ise, kula da yakışan, merhamettir. Allah Cemil ise, kula da yakışan, işini güzel yapmaktır. Allah Adil ise, kul da adaleti gözetme durumundadır. Allah Afuvv ve Gafur ise, kul da affedici ve bağışlayıcı olmalıdır. Ve Allah Settar ise, kulları da sırları örten, ifşa etmeyen kişiler olma durumundadır."
"Bilakis, kalbleri, akılları ve elleri sanata yatkın bu Müslüman ruhlar, Yaratıcılarının koyduğu ve muhakkak ki bir hikmete dayandığına iman ettikleri bu 'sınır'lara riayet etmiş; bunun karşılığında Rableri onlara muazzam sanat eserleri lutfetmiştir."
"İslam sanatı, başka her şey kadar sanatta da kemale erişmenin, ancak alemler Rabbini tanıyıp O'nu ve ölçülerini sevmekle mümkün olacağı gerçeğini size anlatmaktadır."
"...eğer 'medenilik' ile kasdımız şu an tüm dünyayı kuşatan 'çağdaş uygarlık' ise, bir kişinin, ailenin, şehrin veya ülkenin 'uygarlık düzeyini' ölçmenin en iyi yolu çöpler ve çöplüklerdir."
"...aklı gözüne inmiş bir felsefenin ürünü olan bir medeniyettir hüküm süren."
"Bebekler bir 'ünsiyet' dünyasında yaşar; annesinden başlamak üzere, her şey yakın, her şey dost ve sevimli gelir onlara. Ama, hiçbir şeyi 'ülfet' denilen alışkanlık perdesiyle sıradanlığa atmaz. Her şey yeni, her şey olağanüstüdür."
"Zaman içinde tebessümün yerini endişe, masumiyetin yerini şüphe, merakın yerini boş bakışlar alacak şekilde bir 'eğitim'e tabi tutarız bebekleri. Böylece, onlar da 'bebek' olmaktan çıkar, bize benzerler."
"Modern çağda modern insanların demokrasi istediği hikayedir. Herkes kral olmak istemektedir."
"Kabrin öte tarafı için, hayatın ne kadar yaşandığı değil, nasıl yaşandığı önemlidir; ama bu tarafta kalanlar az zaman yaşayanlara üzülür, çok zaman yaşayanlara sevinirler."
"...nur-u fikir kalbden gelir. Kalbin rehberliğine başvurmadığı sürece, aklın gözü kördür."
"Kabrin öte tarafında olup bitenler bir işitilse, görülecektir ki, ancak 'El-Baki Hüvelbaki' yazan mezartaşları hoştur, gerisi tamamen boştur."
"...insanda aradığını insanda bulamadığı için birileri köpek beslerken, birileri de bu arananın bizatihi insanda bulunması gerektiğini düşündüğü için, arayışın 'köpek' ile telafisine karşıdır. Bu bakımdan, evde köpek besleme, şu modern hayatın bir 'artı değer'i olmaktan ziyade, bir ayıbının yansımasıdır."
Yorumlar
Yorum Gönder