KÖPEK GİBİ BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUK - BRUCE PERRY / MAIA SZALAVITZ


"Yaşamın ilk yıllarında çevremizdekilerle yaşadığımız deneyimler dünyayı kavrayışımızı da belirler."

"Eğer erken deneyimlerimiz çarpık gelişmişse buna bağlı olarak davranışlarımızda da bozukluklar görülecektir."

"Hayat deneyimlerimiz, bazen bilinçli bir şekilde farkında olduğumuz, çoğunlukla da farkında olmadığımız süreçlerle davranışlarımıza rehberlik eden hafıza kalıplarımızın kataloğunu oluşturarak bizim kim olduğumuzu şekillendirir."

"Beynin büyük bir kısmı erken yaştan geliştiği için anne babalarımızın bize nasıl baktığının beynin gelişiminde dramatik bir etkisi vardır. Çocukken bize nasıl bakıldıysa biz de çocuklarımıza öyle bakmaya eğilimli olduğumuz için bir çocuğun iyi bir beyin tarihi kendisinin bakımını üstlenen kişinin çocukluk tarihine ve erken deneyimlerine bağlıdır."

"Tabii şimdi, küçük bir çocuğun az sayıda fakat ona devamlı bakan kişilerle bağlar kurmasının onun duygusal hatta fiziksel sağlığı için kritik bir nokta olduğunu biliyoruz."

"Bir çocuk ikinci bir dili ergenlikten önce öğrenmemişse, öğrendiği herhangi yeni bir dil hemen hemen her zaman aksanlı olarak konuşulacaktır."

"Süreklilik gösteren, fiziksel şefkat görmeyen veya sevgi bağları kurma şansları olmamış çocuklar, beyinde ödül ve haz ile insan insana ilişkileri birbirine bağlayan sistemleri kuran, tekrarlayan ve belli kalıplara uyan uyaranları almamış olurlar."

"Çocukluğunda farklı farklı kişilerce kısa süreli olarak bakıldığı için kendi bebeğini okşamaktan, koklamaktan, onunla etkileşim halinde bulunmaktan çoğu annenin aldığı  ödülü (yani zevki) almıyordu."

"Kendi bebekliğinde, sevgi bağlarının aniden, zalimce kesintiye uğramasından dolayı bazılarının anne içgüdüsü diye adlandırdığı şeye sahip değildi."

"Normal ve sağlıklı doğup, böyle bir duygusal kayıtsızlık sonucu hiç büyümeyen, hatta kilo kaybeden bebekler için kullanılan terim büyüme yetersizliğidir."

"Bebekler, stres tepkisinin başlıca öğeleri gelişen beyinlerinin en aşağı, temel bölgelerinde yerleşmiş bir şekilde doğarlar. Bebeğin beyni bir şeylerin doğru gitmediğine dair sinyaller aldığında bunlar stres olarak kaydedilir."

"Eğer iyi bir şekilde bakılırlarsa, acıktıklarında veya korktuklarında tutarlı olarak biri gelip onları doyurarak sakinleştirdiğinde hissettikleri rahatlık ve mutluluk insan ilişkileri ile ilişkilendirilir."

"Ağlayan bebeğimize binlerce kez cevap vererek, onun gelecekte kuracağı insan ilişkilerinden zevk alacağı sağlıklı kapasiteyi yaratmasına yardım ederiz."

"Beynin hem ilişkisel hem mutluluk yayan nöral sistemleri stres tepki sistemlerimizle bağlantılı olduğu için sevdiklerimizle etkileşimler bizim başlıca stres ayarlayıcı mekanizmalarımızdır."

"Eğer anne babaları acıktıklarında onları beslemiş, korktuklarında sakinleştirmiş ve genelde duygusal ve fiziksel ihtiyaçlarına cevap vermişlerse, ilerde yetişkin hayatın iniş ve çıkışlarında bebeğin kendisini sakinleştirme ve rahatlatma kapasitesini de yapılandırmış olurlar."

"Çocuk büyütmenin zevklerini hissedebilmek için gerekli nörobiyolojik kapasiteden yoksunsanız gerginlikler ve sıkıntılar iyice büyür."

"Bir kere sizin varlığınızdan haberdar olduklarında sosyal maskelerini takıp size uygun davranışları sergiliyorlar fakat onlara dikkatlice baktığınızda etkileşimlerinizde bir gariplik, doğal olmayan bir şey olduğunu fark ederdiniz."

"... içlerinde doğal olarak gelişen bir sosyalleşme isteği, bir anda beliriveren bir gülümseme veya içten gelen bir kucaklama hissi yoktu."

"Fakat beyinlerinin ilişkisel ve sosyal iletişim sistemlerinde yani başkalarıyla olan duygusal bağlarının kaynağında erken çocukluklarında yaşadıkları bölünmüş şefkatin gölgeleri geziniyordu. Bizi şekillendirenler, gelişimsel deneyimlerimizin doğası ve zamanlamasıdır. Yabancı bir dili hayatlarının geç bir döneminde öğrenmiş kişiler gibi Virginia ve Laura sevginin dilini asla aksansız konuşamayacaklardı."

"... erken çocukluk döneminde yaşanılan ilgisizlik ve bakımsızlığın beyindeki empati ve sağlıklı ilişkiler kurma kapasitesini kontrol eden (genelde insanları sosyal olarak zayıf, yalnız hissettiren bir duygu olan) gelişimsel alanlara nasıl zarar verebileceğini göstermişti. Yaşamın ilk yıllarında duygusal yoksunluk insanları diğer insanlardan nefret etme ve kin tutmaya da itebilir."

"... dengeli yürümek aynı zamanda stres tepkisini de koordine eden ortabeyin ve beyin kökünün doğru çalışmasına bağlıdır. Beyin kökü ve ortabeyin gelişimin en erken oluşan bölümleri olduğu için, eğer burada bir şeyler yanlış gittiyse bu yaşamın ilk yıllarında olmuş olmalıydı."

"Bunun beyin kökünün erken yaşlarda yoksun kaldığı duyusal verilerden dolayı beyninin en alt ve en üstteki beyin bölümleri arasındaki zayıf bağdan kaynaklandığını düşünüyordum. Ritim üzerindeki bilinçli kontrolünü geliştirerek bu bağları kuvvetlendirmeyi umuyorduk."

"Zeka temelde daha hızlı bilgi işleme süreci demektir. Kişinin belli bir bağlantıyı kurması için daha az tekrara ihtiyacı olması anlamına gelir. Zekanın bu kısmı çoğunlukla genetik kalıtımla belirlenir. Daha zeki çocukların daha az veriyle daha çok iş başarması şeklinde özetlenebilir."

Yorumlar