"Önyargıları vestiyerde bırakarak, vicdanın yol göstericiliğinde uzun bir konuşma başlatmamız lazım."
"Eğer çocukluğumuzda yoğun bir ana baba sevgisini yaşayacak kadar şanslı olamadıysak, bu erken kayıpları daha sonra telafi edebiliriz. İnsanın bir başkasında kendisini yankılama, bir başkası tarafından sevilip onaylanma ihtiyacı ömür boyu sürer. Olumsuz çocukluk yaşantıları, ergen ve erişkin hayatındaki besleyici ilişkilerle giderilebilir. Bir çalışma, ahbaplık etme tarzında aktif sosyal desteğin kronik depresyon yaşayan kadınların iyileşmesinde ilaçlar kadar etkili olduğunu gösteriyor."
"Modern insan mutluluğu arıyor. Bu arayışın göstergelerinden biri de kitapçı raflarında çoğalan kişisel gelişim kitapları."
"Her bitki bir yolunu bulup ayağa kalkar, doğrulur. İnsan, eğer hayatından bir ışık yayılıyorsa, başarmıştır."
"Hayatımızda hayal kırıklığı ve başarısızlık olabileceğini kabul ederek yola çıktığımızda, başarı bize daha derin bir tatmin sağlar."
"İnsanı aziz bilmek, bu dünyanın cennetidir."
"İnsana değer vermeyi bilirsek, mutluluk kelebeği sessizce omuzlarımıza konuverecek."
"Nicedir hayatımızda kutsalın izleri üzerine düşünüyorum, meleklerin gölgesi ne kadar dolaşıyor üstümüzde, iyilik görünmez bir dost gibi ne kadar omuzluyor bizi. O'nunla ne kadar konuşuyor ve O'nu ne kadar işitebiliyoruz? Kutsalın olmadığı bir dünya, boş ve ışıksız."
"Ruhun en derin özlemi olan gerçek mutluluk, insanın elde ettiği güçte değildir. Ruh ebediyeti arzular. Bu dünyada olmayanı. İnsan işte hep bu gerilim hattında yaşar; ruhun aşkınlığa duyduğu özlemle bedenin pek sınırlı güçleri arasındaki gerilim hattında."
"İnsan dünya hayatında tamamlanamayan bir varlıktır. O halde, ruhun özlemi bu dünya hayatını uzatmakla karşılanamaz, 'aynısından biraz daha fazla' almak en derin arzularımızı tatmin etmez."
"...dünyadan geriye iyilik kalır. İyilik ölümsüzdür. İnsan ancak iyilik ve güzelliğe ram olarak ölümsüzlüğü tadabilir."
"Ruhun en ücra hücrelerine kadar kök salan o öfkenin diplerinde, mutlaka bir 'haksızlığa uğramışlık' hissi bulursunuz."
"Oysa geç modern çağ baştan çıkarmaların, ayartının, ilkesizliğin zamanı. İnsan ilişkilerinde tuhaf bir soğuma var. 'Kullan-at' tarzı ilişkiler sığlığın bayrağını burçlara dikiyor."
"Onları 'tutunamayanlar' olarak görmek yanlış olur. Onlar kendi hikayelerine, değerlerine, doğru bildiklerine tutunabilmiş, hayatın karşısında bir tavır geliştirebilmiş insanlardır. Mağaradaki gölge oyunlarına ram olmamış ve 'terk edişin soylu dağı'na sığınmışlardır."
"Merhamet, içimizde bir yerlerde sönmeye yüz tutmuş insanlık kandilini yeniden tutuşturan ve bizi en temel halinde insanlığımıza geri çağıran bir duygu."
"Merhamet, senin mutluluğun olmazsa benim de mutlu olamayacağımın bilgisidir."
"Modern çağda pek çoğumuz hayatı 'yaşamıyor gibi' yaşıyor; duygularımız küntleşmiş, canlılığımız fevkalade azalmış bir biçimde, ufukta bizi bekleyen hiçlikten umarsızca kaçmaya çalışıyoruz."
"Paylaşılmış etkinliklerin, yüz yüze iletişimin, geniş aile etkileşiminin, toplumsal katılımın ve anlam sağlayan diğer manevi ve sosyal çabaların yaygın olarak bulunduğu geleneksel toplumlarda sıkıntı pek tanıdık bir duygu değildi."
"Öyleyse kendi çıkarımıza en ufak bir getirisi olan herhangi bir yaklaşımın ve müdahalenin merhametle alakası yoktur. Yardım etmek isteyen, karşısındakinin acısını hafifletmek isteyen, kendi benliğini bir müddet bu birlikteliğin dışında tutulmalıdır."
"Modern çağda insan ruhunun çoraklaştığını, insanın anlam arayışına bütüncül bir cevap sunamayan psikoloji ve psikoterapi öğretilerinin ruhun sızısına da merhem olamadığını görüyoruz."
"İnsanın anlam arayışına kapılarını kapayan ruhsal doktrinler, tedavi etmeye çalıştıkları hastalık ve çatışmaları çoğaltmaktan öte bir işlev görmeyen 'konformist psikolojiler'e dönüşüyor."
"İnanmak güzelliği görmeyi, güzellikle hemhal olmayı mümkün kılmıyorsa, ortada önemli bir sorun var demektir."
"Modern ruhbilimde artık 'mevsimlerin insana yaptığı fenalıklar' tanımlanıyor. İnsanların duygu durumlarının mevsimlere bağlı olarak değişebileceği ve bu halin kişinin gündelik yaşantısını aksatması durumunda tedavi edilebileceği bildiriliyor."
"İnsan bir yoksunluğa uğramazsa elindeki şeyin kıymetini kolayca unutuyor. Yıldızların sessizliğini dinlemeyenler yazın geldiğini de fark etmiyorlar."
"Ben insanlara en az 'eyvallah eden' kişilerin, erdem sahiplerinin, iktidarın albenisine ram olmayanların, hasıl-ı kelam 'bu çağın soyluları'nın hayatta güzel söz söylemekten başka meziyetleri olmayan insanlar arasından çıktığını sanıyorum. Rindler, dervişler, şairler, hikayeciler, kainatı kuşatan İlahi Nağme'yi terennüm edenler, alimler, sanatkarlar, Mecnun'lar... Hayatı güç toplama yarışına çevirmeyenler. Ağır ve düşünceli yürüyenler. Yalnız Allah'ın önünde eğilenler. Bir gülü koklamasını bilenler. Ne mutlu onlara..."
"Modern dünyanın kandırmacası da budur işte: Her şeye yetişmek isterken hiçbir şeye yetişememek, her şeye sahip olmak isterken aslında hiçbir şeye sahip olmamak..."
"Modern insanı tanımlamak için en etkili kategoriler demişti Witold Gombrowicz, olgunlaşmamışlık ve bebeksiliktir."
"Nasıl bir narsist ötekine bağımlı olmayı şiddetle reddeder ve diğer insanı sadece kendi uzantısı olarak değerlendirirse, modernlik de tabiata bağımlılığı reddeder ve onu sadece insan için varolan, büyüsü bozulmuş bir nesne olarak görür."
"Hayatın tıbbileştirildiği bir çağda yaşıyoruz. İnsanla ilgili olan, onun fizyolojisini ilgilendiren her şey bir el çabukluğuyla tıbbın hükümranlık alanına sokuluveriyor. İnsanın ruh dünyası söz konusu olduğunda da, modern tıbbın üvey evladı psikiyatri, kendini sevdirme ve bilimsel, uslu bir çocuk olma telaşı içinde hayatın kendisini bir psikiyatrik fenomenler toplamına irca ediyor."
"Hayat çözülmesi gereken bir sorun değildir. Her gün olabildiğince akıllıca, olabildiğince bütün ve olabildiğince duyarlılıkla yaşanması gereken bir şeydir hayat. Katlanmamız gereken bir şeydir. Onun çözümü yoktur."
"İçsel boşluk ya da içimizdeki yoksulluk, kişinin kendi hayatını yönlendirebilecek veya başka insanların kendisine yönelik tutumlarını değiştirebilecek bir aktör olamadığı durumlarda belirginleşir."
"Varoluşun niçin sorununa cevap veremeyen ve giderek bir uzman körlüğünden mustarip olan modern bilim, insanın yönünü aydınlatmıyor."
"Yaşadığımız zaman diliminin özelliklerinden biri, adanmışlıktan uzaklaşma olarak tarif ediliyor. Bu, aşkınlıkla ilişkilerimiz için de geçerli. Kimse kulaklarını ve kalbini inandığı Tanrı'nın sözlerine sonuna kadar açmıyor."
"Araştırmalar çağdaş insanın kendisinden bahsetmeyi geçmiş çağların insanına göre daha fazla sevdiğini gösteriyor."
"Günümüzün insanı kendisini giderek daha fazla güvenliksiz, başkalarının onayına bağımlı, içsel boşluğunu doldurmak için yoğun duygusal yaşantılar peşinde koşan bir kişi olarak hissediyor. Hayata anlam sağlayacak daha geniş bağlam ve değerlerden koptuğu için, yaşlanma ve ölüme tahammül edemiyor."
"Din insanlara toplumun diğer üyelerinin de paylaştığı bir kelime dağarcığıyla öznel içsel yaşantılarını anlamlandırma imkanı veriyordu. İnsan, hayatın gayesi hakkında berrak ve inandırıcı bir öyküye sahip olmazsa, ekonomik akılcılık onu kontrolü dışında, güçlü kuvvetlere boyun eğdirir."
"Batı dünyasında 1970'lerden sonra başlayan ve kendinizle barışık olmak, kendiniz hakkında iyi hissetmek, kendinizi olduğunuz gibi kabullenebilmek gibi düsturlarla ilerleyen popüler yaklaşımlar; din, gelenek ve ahlakın geri çekilmesiyle ortalığı dolduran terapi kültürünün ürünüdür."
"Gelişmek, bir kitaba sığdırılmış sloganları ezberlemekle olmaz; hayatın duvarlarına çarpa çarpa, yaşayarak, tecrübe ederek, yaşadıklarından öğrenerek gerçekleşir."
"Başarı gibi kavramlar tamamen izafidir ve hayata biçtiğiniz anlama göre farklılaşır."
"İyi kitaplar hayata dair bir derin bilinç, bir farkındalık uyandırırlar. Kötü kitaplar hayata dair kolay formüller öne sürerler. O kolay formülleri bir tehlike anında namluya sürdüğünüzde, hepsi elinizde patlar."
"Modern çağ bize geçmiş çağlara kıyasla daha fazla özgürlük sunuyor, ama bir yandan da eskiden olgunluğu ve kimliği tanımlayan değerler tedavülden kalkıyor. Artık yetişkinliğe geçmek zahmetli bir süreç, bu geçiş giderek uzuyor ve karmaşıklaşıyor. Psikolojik anlamda yetişkin olduğunu düşünen kimi insanlar aslında gençliğin bildik davranış kalıplarını tekrar ediyor. Gençlik ve yetişkinlik arasındaki çizgi pek çok kişi için muğlaklaşmış durumda."
"Sınırsız zevk ve kendi kendine hayranlık vaat eden kitle kültürü, hayatı uzamış ve hiç bitmeyecek bir ergenlik olarak sunuyor."
"İnsan kalbinin merhamet atına binip de bu şekilde şahlanışı, her birimizin macerasının aynı izleklerden geçtiği; hayatlarımızın hep korku ve ümit, zulüm ve merhamet, kin ve uhuvvet arasında salınıp durduğu hakikatini derinden derine hissetmemi sağladı."
"Kalplerimize sevgi ve merhametin meltemi dokunduğunda gözlerimizi kapatmamalı ve çevremizde dolaşan melekleri hissetmeye çalışmalıyız."
"İç hayatlarımız, dünyanın neresinde olursak olalım, Anadolu'nun türkü ve öyküleriyle şekil bulur, bu toprakların öyküleri ruhlarımızı mayalar."
Yorumlar
Yorum Gönder